1999 yapımı Dövüş Kulübü filminden alıntıladığım yarım sayfalık bir yazı karşıma çıktı az önce defterlerimi karıştırırken. Filmden bahsedesim yok pek, ama beni oldukça etkileyen ve daha fazla insanın okuması gerektiğini düşündüğüm bu kısmı paylaşmadan edemezdim:
"Burada, yaşayan en güçlü ve zeki erkekleri görüyorum. Bu potansiyeli görüyorum ve hepsi heba oluyorlar. Lanet olsun! Bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor ya da beyaz yakalı köle olmuş. Reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşinde. Nefret ettiğimiz işlerde çalışıp gereksiz şeyler alıyoruz. Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız. Bir amacımız ya da yerimiz yok. Ne Büyük Savaş ı yaşadık, ne de Büyük Buhran ı. Bizim savaşımız ruhani bir savaş. En büyük buhranımız, hayatlarımız. Televizyonla uyurken milyoner film yıldızı ya da rock yıldızı olacağımıza inandık ama olmayacağız. Bunu yavaş yavaş öğreniyoruz ve o yüzden çok çok kızgınız."
Filmin objektifliği, vermeye çalıştığı mesajın/mesajların gerçeğe yakınlığı büyük ölçüde tartışılır. Ama bu paragrafta anlatılanların gerçekliğine itiraz edilebileceğini sanmıyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder